25 Ekim 2009 Pazar

Haftanın analizi,


Uzun zaman oldu yazmayalı.Yoğun bir hafta geçirdim.Üç gün misafir ağırladım bir gün arkadaş gününe gittim,bir gün de spora gittim hafta bitti.Dönem başın da çini boyamaya gitmeyi düşünmüştüm sonra vazgeçtim,geçen gün arkadaşımı gördüm o devam ediyormuş anlata anlata beni tekrar heveslendirdi .Kursa gidip bir dolaştım hoşuma gitti ama ilk baştaki nedenler tekrar aklıma gelince tekrar kararsız kaldım.Öncelikle ben aceleci biriyim başladığım işi hemen bitiriyim isterim.Kursta da kendimi zorlarsam sonra da rahatsız olurum diye düşünüyorum.
İkincisi ben titiz ve düzenliyim çalışırken sorun olurmu diye düşünüyorum ,bunlar ve benzeri sebeplerden dolayı beklemedeyim.
İşin aslı ben çok istemiyorum,çok istesem mutlaka başarırım.
Nlp ve İleri Hafıza kursuna devam ediyorum.
Beş hafta oldu anlatılanlar çok güzel ve doğru şeyler ama bazı alışkanlıkları değiştirmek çok zor sanırım.

İleri Hafıza dersinde hocaya çok soru sorunca
mola da bana şakayla karışık;
Öğretmenlerin sevmediği öğrenci tipi olduğumu,yani çok soru soranı öğretmenler sevmez dedi.
Bence bu kendini yetersiz gören öğretmenler için geçerlidir.
Zaten gerçek öğretmenler, örnek alınacak öğretmenler,
o kadar azaldı ki;
Bir çocuk ,bir insan yetiştirmenin ona örnek olmanın öneminin bilincinde olan o kadar az öğretmen var ki.
Zaten eğitim sistemimiz başlı başına bir sorun.
31 mart 2009 tarihli Milliyet gazetesinde ilginç bir yazı okumuştum.
Bir Hasan Pulur yazısıydı;
O bir öğretmendi ,o bir bakandı...Zeria hocayı da kaybettik.
Zeria Bali:O bir öğretmendi.Ömrünün 33yılını öğrencilere bağışlamış.
Yetmemiş evini,22 yıl öğretmenlik yaptığı Kabataş lisesi Eğitim Vakfına bağışlamış.
Yetmemiş vakfa bağışladığı evinde kiracı olarak oturmuş ve her ay kirasını ödemiş.
O bir öğretmendi.
Ya günümüz de neler oluyor?
Not kaygısından dolayı kendi öğrencisine özel ders verip not yükseltenmi dersiniz,anlatamadığı dersin sorularınımı verenmi dersiniz, çalıştığı dersanaye öğrenci toplayan mı dersiniz, liste uzar sanırım ,bütün bunlar mesleğinin bilincin de olmayanlar için geçerli tabiki.
Onları da dinlersek onlar da şartlarından dolayı nedenler söylerler.
Ama benim temennim Zeria Bali gibi vatanını seven mesleğinin bilincinde olan öğretmenlerimizin çoğalmasıdır.
Kendini bu bilinçte gören tüm öğretmenlerimizi candan kutluyorum.
Aslın da hayata ve insanlığa karşı kendini sorumlu hisseden ve
bunun için çabalayan herkesi kutluyorum.Sevgiyle kalın.

4 yorum:

Balkahveden sevgiyle dedi ki...

Sevgili arkadaşım;
Öncelikle uzun yıllardır çiniye ait hiç bir şey duymak istemediğimi biliyor musun?Onca emek zahmet yapılan çini tabaklara onca emeği hiçe sayan öğretmen camiasının başa getirdiklerini düşününce farkında olmadan bir kompozisyon çıkmış ortaya...
Ne yazık ki üzüntüyle yaşadığımız yıllardı ve neyazık ki camiayı tanıdığımız çarkın içine girdiğimiz yıllardı.Her şeyin çoook değiştiğini o yıllarda öğrendik..Diyojen öğretmenliği en şerefli meslek olarak tanımlar, Atatürk'ün
verdiği önemi bilmeyen yoktur.
Aileler etini kemiğini teslim ederlermiş evlatlarının.Şimdi öyle mi? Var elbette az sayıda da olsa
mesleğin şerefini koruyan..
kocaman sevgiler canım..

laleninbahcesi dedi ki...

öğretmen sizi alttan alta uyarmış, ne kadar çirkin bir davranış.
Sanırım bende çini yapamam, o kadar sabırlı değilim.

Eşim Kabataş Lisesinde okumuş bir dönem,O kadar disiplinliymiş ki koşa koşa koleje geri dönmüş:))) Hocanın kaybına çok üzülmüştü.

Sevgilerimle

MAVİANNE dedi ki...

inanamadım bu anektoda,
nasıl olur nlp kursunda bir öğretmen böyle birşey söyler
onlar nasıl iletişim kurulacağını, daha iyi insan olmayı anlat mıyorlar mı?
belki de ben yanlış biliyorum.

neyse iyi öğretmenler de insana herşeyi sevdiriyor
başarılı oluyor çocuklar
kötü öğretmen ise hayat karartıyor
Allah çocuklarımızı iyi öğretmenlerle karşılaştırsın

Asis dedi ki...

Cini boyama sanirim cok ince is tabii önce cok icinden gelmeli insanin severek yapabilecegi bir hobi insani motive eder bence..Sorularin karsisinda belki kendini yetersiz görmüstür kimbilir :)sevgiyle kal...