2 Ocak 2010 Cumartesi

KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ

Kızkardeşimin kitaplığında gördüğümde okumak için istedim.Daha önce okumadığımı duyunca şaşırdı,çünkü biyografi kitaplarına özel ilgim vardır.Emre Canrin araştırıp yazdığı OSMSN HAMDİ BEY in ROMANI.
İki günde bitirdim.
1860 yılında Parise hukuk okumaya gidiyor osman hamdi.Paris sokaklarında gördüğü heykeller,resimler ve sanat atölyeleri tüm hayatını değiştiriyor,tabiki osmanlı sanat hayatınıda.
Osman hamdi bey hayatı boyunca kimsenin bilmediği meslekler yapmış.Ressam olmuş en başta,sonra osmanlıda ilk müzeyi kurmuş,müze müdürlüğü yapmış.Bir arkeolog Nemrut tepesine çıkmış.Ardından Güzel Sanatlar Akademisini kurmuş ve müdürlüğünü yapmış.67 yaşında cübbe ve giyip Oxfort üniversitesinden fahri doktora ünvanını almış.
Paris kafeleri,akademi salonları,aşklar,evlilikler,Bağdat çölleri,Viyana valsleri,Nemrut tepesi,Sayda'nın mezar odaları,savaşlar barışlar,ölümler doğumlar,acılar sevinçler,ve resimler.Bir ömür böyle geçmiş.
En ünlü resmi Kaplumbağa terbiyecisi;bu resminde adeta kendi hayatını betimlemiş.Üzerine kırmızı bir elbise giymiş ve başınada bir yemeni sarmış.Yerde ise uslu uslu kendilerine verilen otları yiyen kaplumbağalar.Yaşlı adamelinde kaplumbağaların eğitiminde kullanılan bir ney tutuyor.Buynunda ise gerektiğinde kaplumbağaları cezalandırmada yardımcı olacak tahta bir sopa asılı.Hem bir baba şefkati var yüzünüde,hem de gadar bir öğretmenin bakışı.Gözünü kaplumbağalara umutsuzca diktiği de söylenebilir,geleceği umutla beklediği de.
Ama ne olursa olsun yaşlı eğiticinin işi zordu.Çündü o ağırkanlı hayvanların öğrenmeye hevesli olmadıkları apaçık ortadaydı.
Adeta Osman hamdinin kendi hayat hikayesi gibi.Batılılaşmaya çalıtırdığı muhafazakar bir toplumda eğitici rolü oynamak gerçekten de iğne ile kuyu kazmaya benziyordu.Ama O herşeye rağmen bunu başardı.Sadece kendi dönemine değil günümüzü de sanatının ışıkları aydınlatıyor.
Ben severek okudum bilgilendim, etkilendim.Sizlerede tavsiye ederim.Tarihimiz bu şekilde bir çok ilklere imza atmış don kişotlarla dolu sizleride etkileyenler var mı?
sabah oylum talunun programında Sunay Akını izledim.Son kitabını tanıtıyordu eşsiz sohbetiyle, okumak için sabırsızlanıyorum.
Ben den bu kadar misafirim gelecek hamurum mayalandı izninizle mutfağa dönüyorum.
sevgiler tekrar iyi yıllar.

2 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Çok sevdiğim bir tablodur, sabrı anlatır. Bir kaplumbağayı terbiye etmek mümkün mü? zaten öyle bir meslek de yok:)))))


Ben de bu gün Sunay Akın'ı izledim. Ne güzel aynı yere bakmışız bu gün. Atatürkle anlattığı hikayeyi daha önce dinlemiştim. Sonunda bu kitabına almış. Kitabı dün akşam gördüm ama almamıştım:((((



Sevgilerimle

Asis dedi ki...

Her kitap insanın hayatına neler katıyor,okumadım ama okunacaklar listesine eklendi senin anlatımından sonra.Akşam öyle tv kanallarını gezerken tekrar olan bir tartışma programına baktım biraz canım sıkıldı..hala orta çağ zihniyetinde ısrar eden bu insanları gördükçe biz nasıl aşacağız nasıl aydınlığa ulaşacağız diye endişelendim.Güzel aydınlık günlerin olması dileğiyle tekrar iyi yıllar sana,sevgilerimle...