21 Şubat 2010 Pazar

Dolu dolu bir gün;

Merhabalar,
Haftanın ilk günlerini son yazımda anlatmıştım.Cuma günü ,arkadaşlarımla birlikteydim.Nilgün ablanın altınoluktan gelişi şerefine toplandık.Cuma akşamı uzun zamandır beklediğim rüzgarın oğlu Volkan Konağın programını izledim,bayıldım tam benlik ;müzik,fıkra ,yaşanmış öykülerle dolu bir gece nasıl geçti anlamadım.
Cumartesi,sabah erken kalktım akşam yemeğimi hazırladım ,kahvaltı hazırladım.Güzel bir kahvaltıdan sonra çocukları dershaneye,eşimi işe yolculadıktan sonra evi silip süpürdüm,yıkanan çamaşırları astım.Hazırlanıp kız kardeşimle dışarı çıktım.Bahçeliden başladık işe,onunla işimiz bitince o eve döndü ben yola devam ettim.Ankara kalesinin bulunduğu bölgeye doğru.Çok sevdiğim mekanlar vardır antikacıları dolaşmaya bayılırım.Arkadaşlarımın bulunduğu ortamlarda oturmak ,sohbetler etmek beni bambaşka yerlere ve zamana götürür.Yaklaşık altı aydır
(kış nedeniyle)gidemiyordum , bu zaman zarfında çok şey değişmiş.Çok sevgili arkadaşım Güven dükkanını kapatmış ,pirinçhandaki meşhur gözlemeci yer değiştirmiş,restorasyon adı altında çok çirkin binalar yapılış .Tüm bunlar beni çok üzdü ,gitmesekte gelmesekte bir köy var uzakta misali,çok sık gidemesemde orda onların olduğunu bilmek bile beni mutlu ediyordu.
Dolaşırken eski hayat mecmuaları satan bir dükkan gördüm .Şöyle biraz inceledim,1971 yılının dergisini görünce hemen aldım.Derginin mesul müdürünün Çetin Emeç olduğunu öğrenince çok şaşırdım.Çevredeki esnaftan meşhur gözlemecinin yerini öğrendim ,gittim.Eski dükkanın sıcak ve samimi ortamı olmasada,sahiplerinin sıcak daveti beni yinede memnun kıldı.Peynirli gözleme ve çay siparişimi verip dergiyi incelemeye başladım.Yazım dili,olaylar insana çok farklı geliyor.Mis gibi gözlememi yedikten sonra tiyatroya yetişmek için kalktım.ODa tiyatrosunda Balkahveyle SİNEK KADAR KOCAM OLSUN BAŞIMDA BULUNSUN adlı oyunu izledik.Herzamanki gibi dekor ,kostümler ve tabi mesajlar çok güzeldi.
Eve döndüğümde çocuklar da eve toplanmıştı.Hemen hazır olan yemeklerle mükemmel bir masa hazırladık ,bol sohbet ve kahkahalar eşliğinde yemeğimizi yedik.Üzerine nefis türk kahvelelerimizi içtik,hayat mecmuasını hep birlikte inceleyip eğlendik.Çocuklar ders başına eşimde televizyonun karşısına yerleşti.Mutfağı toparlamak bana kaldı.iş bitimi sonrası dergiyi okumaya devam ettim.
Bu gün yaşamdan dakikalarla birlikte kahvaltımızı ettik herkes görevinin başına döndü.Bende yazımı Güneri Civaoğlunun programından gelen süper sesler eşliğinde yazmaya başladım.Ütü yapılacak sonra eşimle dışarı çıkılacak,akşam üzeri kızım dershaneden alınıp her pazar olduğu gibi yemeğe gidilecek bu günkü programımız böyle.
Tuluhan Tekelioğlunun kitabı 40 yaş 40 kadın kitabı alınıp okunacak.Yeni haftanın programıda şimdiden belirmeye başladı.Herkese yeni haftada sağlık sihhat ve bol enerji diliyorum.SEvgiyle kalın.

3 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Çok tuhaf Ankara benim için çok yabancı bir kent gibi. Halbuki çocukluk anılarımın çoğunda var. Ama bu güzel anıların üstünü örten acı bir anımda var Ankara ile ilgili, bir gün karşılaşırsak anlatırım belki.
Artık sizlerle kodladım Ahnkara^yı ve güzel görünüyor gözüme. Anlattığınız yerleri bir gün birlikte dolaşabilmek umuduyla...

laleninbahcesi dedi ki...

SİNEK KADAR KOCAM OLSUN BAŞIMDA BULUNSUN, yıllar önce kitabını okumuştum, Anneannem de maşa kadar kocası olanın paşa kadar hükmü olur derdi :)))

zeya dedi ki...

Ankara kale içine bayılırım ben bir daha ki sefere buluşma yerimiz orası mı olsa şöyle bir bahar günü ??
öpüyorum