22 Kasım 2010 Pazartesi

Ah İstanbul;


Gene bir İstanbul gezisi sonrası derinden bir ah çekiş.Her gidiş gelişimde bir daha ki sefere planlar yapıyorum.İstanbul'da yaşayanların bile yetişemediği etkinliklerde aklım kalarak döndüm evime.Koştur koştur gece yarılarına kadar gezdim ama bitiremedim.Geçen sefer Anadolu yakasını dolaşmıştım bu sefer Avrupadaydım.Ankara'dan 3,5 saate gittik ama köprüden 2 saate geçtik.Neyse giderken Anadoluyakasında ki duraklarımıza, akrabalara uğradık .Sabah erken kalkılıp kahvaltı yapıldı ,hemen Bady Worlds sergisine gittik.Sabah sabah pek hoş görüntüler olmasada oldukça etkileyiciydi.Oradan hemen Cihangire çıktık ,dolaştık gezdik ve en güzel deniz manzaralı kafesinde şahane sunumuyla kahvelerimizi içtik.Ardından Taksime çıktık yürüyerek Galataya gidelim dedik . kalabalık her zamankinden farklı görünüyordu sonunda farklılığın nedenini anladık.Şansın böylesi evde ki erkeklere süpriz oldu.Ezelin çekim günüymüş ekibi toplu halde gördük.Eh oğlumun ısrarıra dayanamadık biz İnci de Profiterollerimizi yerken o çekimlerde görünürüm diye kalabalığa karışıp ekibin arkasından yürüdü.Biz beklerken en az on tekrar çekildi artık bilmem oğlum görünürmü? ama en azından o heyecanı yaşadı.Bu kadar çekim izlemek yeter diyip yolumuza devam ettik.Galata kulesine vardığımızda kuyruğun sonunu göremiyorduk.Daha önce gezmiştik diyip çayımızı Pier lotty de içelim dedik.Oraya kadar gitmişken Buz müzesini ve dev akvaryumu görmek için Forum İstanbul'a gittik.Kapalıçarşı kapalıymış Topkapı ve Ayasofya'yı da yazın gezmiştik bari Süleymaniye yi gezelim dedik.Yıldız Sarayına döndüğümüzde saat 8 olmuştu.Kısa bir dinlenme molasından sonra akşam balık yemeye gittik çayımızı Bebek'te içtik sahil de yürüyüş yaptık.Aşiyan mezarlığına defnedilen Bihtere dua okuduk ...)) buraya kadar gelmişken yalıda ne var ne yok diye bakındık.Beşiktaş Tarabya hattına bayıldık.Hatta çocukların ısrarına dayanamayıp oraya yerleşmek için deniz manzaralı bir dairenin fiyatını bile sordum.Fiyatı o kadar uygunduki , ama olmuşken bari bi yalı alalım diye daha geniş araştırma yapalım dedik.eh dairenin fiyatı 2,5milyon dolarmış...)) ama pazarlık payı varmış.Geceyi yalı hayali kurarak bitirdik.
Sabah kahvaltı sonrası misafir olduğumuz Yıldız Sarayını,hereke halılarının dokundığu atölyeyi ve yıldız porseleni gezdik.Sarayı anlatmama gerek yok saray işte ben sobalara ,halılara mobilyalara kısaca herşeye hayran oldum.450 metrekarelik halı büyüleyiciydi.
Eh İstanbula gelip Nişantaşına uğramadan dönmem dedim .Erkeklerden ayrıldık rahat gezelim diye ,tüm mağazaları kolaçan ettik.Canan Yakanın mağazasına girdik bizi kendisi karşıladı bayram çikolatamızı ve kahvemizi ikram etti karşılıklı iltifatlaşıp ikramlar için teşekkür edip ayrıldık.Cengiz Abazoğluna selam verdik yolumuza devam ettik.Saray da tatlılarımızı yiyip kahvemizi içtik.Karşı camiden uğurlanan merhuma dua gönderdik deprem dedeye selam verdik.
Hafta sonu çocukların dersaneleri olduğundan çok geç kalmadan yola koyulduk.Bir İstanbul gezisini de böylelikle bitirmiş olduk.Aklımda bir sürü sergi kaldı ,yazımı yazarken İstanbul'dan bir arkadaşımdan tlf geldi uğramadığım için sitem etti .Şebnem'e söz verdim en kısa zamanda gelicem diye bu da bahanem olur kimbilir?
İstanbul'un kalabalığından sonra Ankaranın sakinliği ilaç gibi geldi.
Dünyanın en güzel şehrinin uğradığı tecavüz beni çok üzüyor ve düşündürüyor ,acaba İstanbul başkalarının olsaydı nasıl olurdu diye?

7 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

ohooooo siz bir kaç İstanbul turu atmış kadar olmuşsunuz... Umarım daha geniş bir zamanda gelirsiniz de görüşmek kısmet olur...
BodyWorld sergisine kızlarım gitti - Anne sen bakamazssın dediler...
Ankara banada hep dingin bir şehir olarak görünmüştür, sanırım İstanbul'dan sonra öyle geliyordur...

Sevgilerimle

*mehtap dedi ki...

eski bir Ankaralı olarak İstanbula zor alıştım.bak şimdi sizin keyifli gezinizi okurken bile yordu beni .gezmekle bitmeyecek kadar büyük,bir yeri bitirseniz diğerinde aklınız kalıyor.

Leylak Dalı dedi ki...

Sefanız olsun:) Body World dışında gezdiğiniz her yeri kıskandım:))))

Balkahveden sevgiyle dedi ki...

Şekercim çok lezzetli bir yazı olmuş,en az dinlerkenki kadar keyif
aldım..Yıldız sarayında nerde kalmıştın:)))))???
Bugün aklıma geldikçe güldüm:))

şekercim her yer ve her şey yakışır saraylar hanlar halmamlar,önceki hayatta oralar bizimdi zaten varmı aksini idda eden:)))walla keyifle içerken kahvelerimizi bir tur daha yaparız
müze gezin çok hoş,diğerleride kaymakdaha ne olsun..
çok öptüm sevgiyle

Asis dedi ki...

Süper bir İstanbul turu olmuş,ay Bihteri unutmamışsınız ya çok güldüm :)evet başlığında ki gibi ben de ah İstanbul diyorum...öpüyorummm.

MAVİANNE dedi ki...

sevgili gümüşay harika bir gezi olmuş
kısa zamanda ne çok yere gitmişsiniz
ankaraya dönünce buranın dinginliğine şükrediyoruz değil mi?
istanbula gidip 3-5 gün gezip gelmek biz ankaralılar için en iyisi
gerçi laleyi okudukça istanbulda yaşamak istiyorum ama,
O ayrı :)))

zeya dedi ki...

okurken yoruldum ben istanbulda her güne bir işe alışmışım. Öyle oradan oraya durumu hiç yok :):)

ne güzel geçmiş istanbul :) Bir daha ki sefere hep beraber olalım inşallah

öpüyorum