
Günler su gibi akıyor.Bir bakıyoruz hafta başı bir bakıyoruz haftasonu.Ömür bu şekilde bitip gidiyor.
Bu hafta çoğunlukla günlük işler ,gün gezmeleri ,misafir ağırlamakla geçti.Tabi bütün bunlar yapılırken sporumu aksatmadım.Spora gitmek benim için vazgeçilmez.Helede seansa benim enerjimi coşturan hoca girerse hiç birmesin istiyorum.
Günler bu yoğunluk içinde geçerken,salı günü anneme verdiğim sözü tuttum ve annemi eski komşumuz olan Nedret teyzeyle buluşturdum.Çocukluğum da birçok anısı olan birisidir .
Keçiörende alt kat komşumuzdu.80 yıllar da Keçiören Ankara'nın sakin sessiz nezih yerlerinden biriydi.Koçların evleri,şekercilerin evleri,ceceliler yani tanınmış ailelerin mesire yerleriydi.Bahçe içinde bol ağaçlı evler çoğunluktaydı.Anne babalar ölünce mirasçılar koca koca binaları diktirdiler ve tüm güzelliğini kaybetti.İşte o yıllarda oranın nadir kalörüferli apartmanında altlı üstlü otururduk Nedret teyzelerle.Bizim evimizde erkek olmadığından apartmanın hanımlarının gece gündüz toplandıkları ortak mekanlarıydı.Tüm bu ziyaretler belirli bir mesafeyle yapılırdı.Sammimiyet hep vardı ama nezakette elden bırakılmazdı bu nedenledir ki dostluklarımız araya mesafeler girsede hiç bozulmadan yıllardır sürüyor.
Yılların getirdikleri, herşeyde olduğu gibi, apatrman komşularımızıda farklı yerlere savurdu.Nedret teyze annesi ve eşiyle yaşıyordu.Annesi hafızdı her yıl ramazan mukavelesi rahmetli Bursalı teyzenin(toplu olarak herkes böyle derdi sanırım Bursalı olmalarından dolayı)önderliğinde bizde okunurdu.NEdret teyzenin eşinin farklı bir dini inancı vardı.Ama bu durum hiç bir zaman ne onların evde nede komşular arasında yadırganır bir durum değildi.Nedret teyze on parmağında on marifet bir öğretmen emeklisiydi.Nefis keklerinin ,kurabiyelerinin ,tatlılarının tadı halen damağımdadır.Kıyafetlerini bozup başka şekillerde değerlendirmesi ise takdire şayan olmuştur hep.Ama benim asıl unutamadığım muazzam büyük ve birbirinden değerli kitaplarla dolu olan kütüphaneleridir.Ortaokul ve lise yıllarımda özellikle dönem ödevlerim için bulunmaz bir kaynak görevi görmüştür bu kitaplar.Bu kaynaklar ve benim titiz çalışmalarım sonucunda her biri bir kitap kalınlığında olan dönem ödevlerim hocalar tarafından alınmıştır.
Bursalı teyze camın kenarında oturup bizim okuldan gelişimizi beklerdi tam onların kapının önünden geçerken kapıyı açar ya bir çikolata,ya bir kek artık şansınıza o gün ne varsa verirdi.Hiç birşey yoksa sınavın ne zaman sana dua okuyum derdi.Adeta bizleri kendisinin olmayan torunlarının yerine koymuştu.Ben evlendikten sonra da benim çocuklarımla da sanki torunlarıymış gibi ilgilendiler. Nedret teyze,zaman zaman anneme çıkar annesiyle yaşadıklarını paylaşırdı , başka bir gün annesi çıkar annemle sıkıntılarını paylaşırdı ama konuşulanların hepsi onları ayrı ayrı dinleyip ,rahatlatan annemde kalırdı.Öyleki Bursalı teyze vefat ettikten bir müddet sonra (bu arada rahmetli Bursalı teyzenin cenazesini Bursa'ya götürmekte bize nasip oldu)Nedret teyze anneme Aynurcum zaman zaman annemin seninle dertleştiğini biliyorum bana, neler anlattığını söylermisin demişti ama annem olmaz Nedret abla bunlar benimle kalacak demişti, annen senin üzülmeni istemediği için bana söylüyordu bundan sonrada ben üzülmeni istemem demişti. Nedret teyze hep çocuğu olmadığı için yaşlanınca ne yapacağını düşünüp üzülürdü.Annesinin ardından eşini de kaybedince uzun bir süre yanlız yaşadı,şimdilerde yanına gürcü bir bayan almış.Bu bayan öğretmenmiş ama iş olmadığından Türkiye'ye çalışmaya gelmiş.Nedret teyzeye resmen ev arkadaşlığı yapıyor gece gündüz birlikte kalıyorlar .Nino 'dan da oldukça memnun.Birbirlerine kendi dillerini,farklı yemekleri öğretiyorlar.Bu duruma asıl Nedret teyze çok mutlu, ilerlemiş yaşına rağmen halen birilerine öğretmenlik yapıyorum diye çok mutlu.
Salı günkü bu buluşma hepimizi oldukça duygulandırdı ve mutlu etti.Geçmişten ,gelecekten uzun uzun sohbet ettik Ninonun hazırladığı değişik lezzetleri afiyetle yedik tekrar gitmek için söz verdik.(nedret teyze artık zor yürüdüğünden hep ona gidilmesini istiyor yazın anneme gelirken oldukça zorlanmıştı).Dönerken arabanın radyosunda Eski dostlar ,eski dostlar şarkısını duymak bizi daha da hüzünlendirdi.
Hepimizin geçen yıllara ve eskimeyen dostluklara olan özlemimiz neden?
Bunu da yazmadan edemiycem.Nedret teyze çocuğunun olmayışına ve sonunun nasıl olacağına üzülürken annem hep derdi ki;Allah varken gam olmaz .O gün Ninoyla Nerdret teyzeyi görünce bunu hatırladım.Günümüzde bir sürü çocuğu olupta bakım evlerine terk edilen anne babalar yokmu?Demek ki bu dünya da hiç kimselere güvenmeyeceğiz Allahın büyüklüğüne sığınıp akıllı olup kendi geleceğimiz için gönüllere sevgi ekerek yatırım yapacağız .Bilmem katılırmısınız.?sevgiyle kalın iyi haftasonları.
8 yorum:
Merhaba,
telefonda da dinlediğimde aynı duyguları hissetmiştim.
Çocukluğumuzun kahramanı komşularımız bambaşkaydı.Onlara hiç bir zaman, çirkin, zayıf, şişman,aptal
gibi sıfatlar,yakıştırmadan büyümüşüz,hep gözümüzde güzel ve değerli kalmışlar,sebebini merak ettimde, anlaşılıyor ki annelerimiz çok özelmiş,kendilerine ve çevrelerine değer verdiklerinden güzeli bulmuşlar,güzelin arasından güzellik yetiştirmişler.Bugün o yıllardan dönebildiğimiz bir çok dostumuz,komşumuz annelerimizi ve bizi nasıl sevgiyle kucaklıyorlar.
Umarım bizim çocuklarımızda bu güzel duyguları tadarlar.çok öptüm sevgiler.
Sevgili Gümüşay sen şimdi kendi komşularınızı anlatırken ben kendi Munise hanım Teyzeme ( hanım demezssek çok kızardı) Behice Teyzenme, Nazmiye Teyzeme gittim... Nasıl güzel dostluklardı onlar, nasıl seviyeli, birbirine hep hanım diye hitap eden ama her şeyini paylaşan , hakkını gözeten.
Balkahvecimin dileklerini katılıyorum aynen ben de
Sevgimle
Annelerimiz arkadaşlarımı
bizlerin ...hanım teyzelerimiz
bu güzel insnaları kaybetmekten korkuyorum ben
bizler de çocuklarımıza böyle güzel dostlukları gösterebiliyor muyuz acaba
sevgiyle kal gümüşaycığım
güzel bir hafta diliyorum sana
Gümüşaycım,sen yorum yazarken ben yazımın eksiklerini tamamlıyordum.
yeni yazı ekledin zannettim:))
hadi ama:))
Ne güzel bir gün geçirdik dimi:)))
Gülaycım canım hiç sorma bu akan günlere fena bozuluyorum artık ;)eskiden burda da çok farklıydı ilişkiler şimdi kimsenin kimseden haberi yok hep iş koşturmaca zaman yok ben anlamıyorum eskidende çalışıyorduk.Ben Tr deki komşulukları pek yaşamadım ama burda da en azından daha bir yakınlık gidip gelmeler vardı artık bir iki can dost o kadar kimse kalmadı eskilerden ..çok öpüyorum canım...
güzel bir gün diliyorum sana
merhabalar çocukluğumun komşuluk ilişkilerini hatırladım ..ne güzel günlermiş o günler ben bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum büyük şehirde yaşamama rağmen komşuluk ilişkilerimiz çok samimi ve içten devam ediyor..sevgilerimle..
Karlar altındaki Ankara sabahından merhabalar
Güzel bir hafta diliyorum
Yorum Gönder