1 Ekim 2009 Perşembe

Bize dair;


Kırmızıdan kırmızı anlar

Geçtiğimiz hafta tiyatro günlerimizin geri geldiğinin müjdesini vermiştim.
Ama günün de yanlışlık olduğunu balkahvem özürleriyle birlikte yazmış.
Canım arkadaşımın doğum günü yemeğini yedik,
bizim hediyelerimizden daha değerli olan hediye paketimizi
balkahvem bize armağan etti.Paketimizden
"Nazım Hikmet'in Kuvayi Milliye" isimli şiir kitabı çıktı.Kitap kadar kapağına yazdığı kelimeler de beni çok duygulandırdı.
Onun da izniyle bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum.Zaafların ,yanlışların esiri olmadan insani değerlere sahip olabilmenin önemiyle yaşarken ,karşıma çıkan güzel insan, güzel dost,diye başlayan ve daha nice güzel ve sevgi sözcükleriyle devam eden bir yazı.Ellerine yüreğine sağlık arkadaşım.Gerçekten bizim dostluğumuzu; (nazar değmesin ) hep birlikte mutlu olmak , ufkumuzu açmak,yenilikleri ve hayatın güzelliklerini paylaşmak ,sıkıntılarımızı dinleyerek(abartmadan)cözüm yolları bulmak kısacası şu kısacık hayatı kendimize ve sevdiklerimize daha yaşanır hale getirmek olarak tanımlayabiliriz.
Hayatta insanlar bir işi bir güzelliği en önemlisi sevgiyi ve dostluğu karşılıksız paylaşırsa sanırım sonuçları ve geri dömüşümleri daha da güzel oluyor.
Tüm güzellikler herkesin olsun.

Bugün Ankara'nın altını üstüne getirdim sayılır.
Kardeşimle Armadada biraz alışveriş yaptık.
hemen arkasına açılan outlet'e uğradık bit pazarı bile
daha kaliteli ürünler içeriyordur heralde:))Sonra ulusa gittim.
Dertsiz masa örtüsü aldım ama sadece kendime almak olmazdı balkahve ve ferdaya'
da alarak kendimden bir hatıra bıraktım.

Küçük tiyatroya uğradım ,Her yer süslenmişti.
Açılış gününün tüm heyacanını yansıtıyordu.
Şimdiden izleyeceğimiz oyunların heyecanını duyuyorum.
Evime geldim. Bu yıl Üniversite sınavına girecek kızıma
ve ve 11. sınıf öğrencisi olan oğluma moral depolamış
enerjisini ışıklardan almış bir anne
olarak sıcacık sofra hazırladım.
Dostluklarınız ve sevenleriniz bol olsun.
sevgiyle kalın.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Bakmak ile Görmek arasındaki ince fark ;
Bakmak şahitliği, görmek derinliği ifade eder.
Bakmak sadece gözle olur. Görmek,akıl,kalp ve gözün devreye girmesiyle gerçekleşir.
Bakmak bir göz hareketi, görmek bir şuur faaliyetidir.
Bakışta geçicilik, görüşte seçicilik vardır.
Bakmak en fazla tanımakla, görmek anlayıp kavramakla sonuçlanır.
Bakınca yalnız seyrederiz, görünce bir hükme varırız.
Bakmanın üst seviyesi tanımak, görmenin ki ise yaşamaktır.
Bakan kişi anlatır, gören kişi sorgular ve yorumlar.
Bakınca kenardan tutarız, görünce iki elle sarılırız.
Bakınca severiz, görünce hayran oluruz.

arkadaşım mailime gelen bu yazı
sanırım hislerimizin tercümanı olur.
Bende zamanı geçirecek keyifli arkadaşlarım olduğu için tanrıya teşekkür ederim.
BALKAHVE

MAVİANNE dedi ki...

http://mavianne.blogspot.com/2009/09/dilimizle-gormek.html

görmek ve bakmak ile ilgili balkahvenin yazısını okuyunca bu postum aklım ageldi

güzel arkadaşlıklarınız her zaman daim olsun

sevgiler

laleninbahcesi dedi ki...

Balkahvemin kendisinden izler taşıyor her yaptığı hareket. Benden önce yaptığı yorum da olduğu gibi. Sizin için seçtiği kitap baş ucumda sürekli duran, rada bir çekip bir kaç sayfa okuduğum bir kitaptır. Nice güzel paylaşımlar diliyorum size.

Asis dedi ki...

Güzel dostlar yürekli dostlar varsa insanin hayatinda ne mutlu..keyifli günleriniz bol olsun,sevgiler...